Siz yaşadınız, şimdi çocuğunuz yaşıyor!

Çocuğunuz okula hazır mı?

05 Mayıs 2008 – 08:41 | by admin

Yeni bir eğitim-öğretim yılının başındayız. Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla bilinçli yönde değişme meydana getirme sürecidir.Bu süreçte gündeme okullar gelmektedir. Çünkü çağımızda örgün eğitim, okullarda yapılmaktadır. Ancak çocuğun eğitiminde aile ve çevresinin büyük etkisi ve sorumlulukları vardır. Çocuklarımızın eğitimi adına, anne-babalar olarak üzerimize düşen sorumlukları bilmeli ve yerine getirmeliyiz.
Read the rest of this entry »

Çocuklar okula nasıl hazırlanmalı?

05 Mayıs 2008 – 08:40 | by admin

Çocuğun hayatı tanıması, kendi ayakları üzerinde durabilmesi, bir meslek sahibi olabilmesi için okul büyük önem taşıyor. Bu nedenle okul öncesinde çocuk, ailesi tarafından gireceği ortama hazırlanmalı, alıştırılmalıdır. Aileler bu kurumları kendi verdikleri eğitimin yanında onlara yardımcı olan bir yer olarak görmeli. “Benden bu kadar bu yaştan sonra eti de sizin kemiği de sizin!” dememeli. Çünkü böyle bir durumda çocuğun başarısız olması kaçınılmazdır. Bu nedenle öğrenci, okulu sadece bir sorgulama yeri ve sene sonunda alınan karne notları olarak algılar. Eğitime ve okula “Notumu alırım ailemin dilinden kurtulurum!” nazarıyla bakmak kalıcı başarı getirmiyor.
Read the rest of this entry »

Eyvah! Çocuğum uyuşturucu kullanıyor

05 Mayıs 2008 – 08:40 | by admin

Bugün Türkiye’de binlerce genç uyuşturucu batağında. Onları kurtarmak ve yeni gençlerin de bu tuzağa düşme-meleri için alınması gereken tedbirler olmalı.Kırmızı ışıkta beklerken kağıt mendil uzatan bir çocuğa kayıtsız kalamıyoruz. Sokakta çalıştırılan çocuklar için üzülüyor, ailelerine kızıyoruz. Tinerci, balici diye etiketleyip kendimizden uzaklaştırdığımız uyuşturucu ve uçucu madde bağımlısı gençlerden sadece kaçıyoruz. Aslında onları görmezden gelip unutmaya çalışırken kendi çocuklarımızın da geleceğini ihmal ediyoruz. Çocukları sokağa düşmekten ve madde bağımlılığından koruma sorumluluğu sadece anne babalara değil birey olarak toplumdaki herkese ait. Bir kişi tek başına ne yapabilir diyenlere, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Fatih Kılıçarslan’ın cevabı hazır: “Göreve çocuklardan mendil almayarak başlayabilirsiniz.” Sosyal hizmet uzmanı Fatih Kılıçarslan, uçucu ve uyuşturucu madde bağımlılığı ile ilgili sorularımızı cevaplandırdı:
Read the rest of this entry »

Karne başarının tek göstergesi değildir

05 Mayıs 2008 – 08:39 | by admin

Karne, bir eğitim ve öğretim dönemi sonunda öğrenciye gösterilen bir kısım derslerden elde ettiği başarı durumunun göstergesi olarak kabul edilir. Karne günleri öğrencilik hayatının en önemli günlerinden biridir. Bir kısım öğrenciler için sevinç ve gurur kaynağı olan bu gün, bazı öğrenciler içinse üzüntü ve kaygı sebebi olabiliyor. Karne günlerinin korkulu rüya olmasında, ailelerin karneye belki de gereğinden fazla anlam yüklemeleri etkilidir. Karneyi başarının tek göstergesi kabul etme anlayışı, karne günlerini hem aile hem de çocuk için stresli hale getiriyor. Bu durumda karne zamanı yaklaştıkça çocuklardaki ve ailelerdeki kaygı düzeyinin arttığı gözlenir. Aslında karne tek başına kaygı oluşturmaz.
Read the rest of this entry »

Çocuklarımızın iyi bir insan olmasını gerçekten istiyor muyuz?

05 Mayıs 2008 – 08:39 | by admin

Çocuklarımızın din ve Allah inancı sağlam; beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli/sağlıklı gelişen bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, şahsiyete değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, üretici ve verimli gençler olmalarını istiyor muyuz?

Çocuklarımızda din ve Allah inancının, özellikle ergenlik dönemlerinde sağlam bir şekilde yerleşmesini arzu ediyor muyuz? Genel olarak çalışmalar, gencin özellikle ergenliğe has kimliği oluşturmada en önemli referanslarının, dine ve dini hayatı yaşamaya dayalı birtakım benzeşim/özdeşim örnekleri olduğunu göstermektedir.
Read the rest of this entry »

Anne Baba Okulu - (DERS 13)

05 Mayıs 2008 – 08:38 | by admin

Çocuklarınıza zayıf yönlerinizi göstermeyinKimdir zayıf ebeveyn, daha önce bunu hiç düşündünüz mü? Veya acaba ben zayıf bir ebeveyn miyim yoksa güçlü ve başarılı bir ebeveyn miyim, diye hiç düşündünüz mü?

Birçok ebeveyn, bulunduğu zaman dilimine bakarak kendisi hakkında fikir sahibi olmaya çalışır. Oysa ebeveynlikte amaç çocukla olan ilişkiyi gelecekte de pozitif kılmaktır. Bir başka deyişle çocuk büyüdüğünde (gençlik veya yetişkinlik yıllarında) ebeveynini düşündüğünde pozitif duygu ve düşüncelerle donanıyorsa ve ebeveynine karşı vefa duyguları taşıyorsa ebeveyn geniş vadede başarısını ve gücünü göstermiş olur, yoksa çocuk küçükken çocuğa karşı güçlü görünmek bir başarı değildir. Çünkü çoğu zaman yanlış yöntemlerle gücünü çocuğuna ispatlamaya çalışan nice ebeveynlerin çocukları vardır ki büyüdüklerinde ebeveynlerine kin duygularını da beraberlerinde büyütmüşlerdir.
Read the rest of this entry »

Kibir ve gururun pompalandığı bir dönemde çocuğuma tevazuu nasıl öğretebilirim?

05 Mayıs 2008 – 08:37 | by admin

Anne-baba olarak hatalarınızı kabul etmiyor ve daima kendinizi bir şekilde haklı görüyor, çevrenizi hep küçümsüyorsanız, çocuğunuzun egoist, bencil ve kibirli olmasına şaşırmayın.Günümüzün kayıp değerlerinden biridir tevazu… Medeniyetimizin soldurduğumuz güllerindendir. Şöhretin, gururun ve bencilliğin yüceltildiği bir zaman dilimindeyiz. Peki genç nesillere tevazu erdemini kim, nasıl öğretecek? Bugün pek çok konuda kavram kargaşası yaşadığımız ortada. Kibiri, özgüvenli olmakla aynı kefeye koyuyoruz. Tevazuu da güven eksikliğinden kaynaklanan yetersizlik, pısırıklık ve korkaklıkla karıştırıyoruz. Halbuki tevazuun temelinde özgüven ve özsaygı vardır. İçi dışı bir olmak esastır. Kişinin kendi yeteneklerinin farkına varması; ancak bu yeteneklerini kendinden bilmemesi, kendisini olduğundan farklı görmemesi ve göstermemesidir. Kişinin kendisine ve ötekilere karşı dürüst olmasıdır.
Read the rest of this entry »

İşlerimiz niye ters gidiyor?

05 Mayıs 2008 – 08:36 | by admin

Bazen insan hayatının bir döneminde işlerinin hep “rast” gittiğini görür ve büyük bir mutluluk hali yaşar. Ama her şey yolunda giderken birden bazı şeyler ters gitmeye başlar.Bazı musibetler ve sıkıntılar işlerimizde ortaya çıkmaya başlar. Aile içinde ve dost çevremizde hiç istemediğimiz diyalog kopuklukları, ya da sonu hiç de hoş olmayan tartışmalar yaşarız. Aslında o tartışma sırasında sarf ettiğimiz sözler bizim kastımız değildir; ama ağzımızdan bir çırpıda çıkıvermiştir işte.
Read the rest of this entry »

Mahremiyet eğitimi şart!

05 Mayıs 2008 – 08:36 | by admin

Cinsel taciz, cinsel sapıklıklar ve bu konuda yaşanan mağduriyetler olmasın istiyorsanız bazı şeyleri ihmal etmemelisiniz. Görmemezlikten gelmek, çocuk anlamaz demek, yabancı mıyız diye düşünmek sıkıntının başlangıç noktası…Çocuk istismarı haberlerini gazete ve televizyonlarda sıkça duyuyoruz. Bunlar basına yansıyanlar. Basına yansımayan gizli kalmış çocuk istismarları düşünüldüğünde önemli bir sosyal problem ortaya çıkıyor.
Read the rest of this entry »

Ergenle ilgili anne-baba şikayetleri

05 Mayıs 2008 – 08:35 | by admin

Beklentiler eleştirerek veya dırdır ederek değil işbirliği havasında ergenin de fikirleri önemsenerek dile gelmelidir. Ergenlik duyguda istikrarsızlık dönemidir. Bazen çok gergin ve hırçın; bazen mutsuz ve asi olabilir. Çok üzerinde durmamak ve üstelememek gerekir.* Evden çıkana kadar aynanın karşısında iyice süsüne düşkün oldu. Ne var şu saçında anlamıyorum. 100 kere yapıyor sonra beğenmiyor, bozuyor. Bir işin ucundan tut desem, vaktim yok der ama.
Read the rest of this entry »