Siz yaşadınız, şimdi çocuğunuz yaşıyor!

Archive for the ‘Makaleler’ Category

ERGENLİKTE YENİ BİR DİSİPLİN ANLAYAŞI BELİRLEMELİSİNİZ ?

Cumartesi, Mayıs 3rd, 2008

Disiplin çocuk yetiştirmenin önemli bir parçasıdır ve ergenlik döneminde çok daha büyük bir önem kazanır. Çocuklar başka kişilerle bir arada yaşarken kendilerine güven duymaları ve kendilerini güven içinde hissetmeleri için disipline ihtiyaç duyarlar. En iyi disiplin ise çocuğa kendi kendini disipline etmeyi öğreten disiplindir. Anne-babalar sık sık disiplin ile cezalandırmayı karıştırır ve ikisini aynı anlamda kullanırlar. Oysa disiplin ve ceza birbirinden çok farklıdır.

Çocuğunuz ergenlik dönemine girdikten sonra da, eskiden kullandığınız disiplin yöntemlerinden farklı bir yaklaşım uygulamanız gerekir.

Neden yaklaşımınızın değişmesi gerekir?
Ergenlik size bağımlı ve çoğunlukla sizi memnun etmek isteyen çocukların hızla bağımsızlık kazandığı ve sizden çok kendisini düşünmeye başladığı bir dönemdir. Bazı değişimlerin üstesinden gelmek hem sizin açınızdan, hem de ergen çocuğunuz açısından zor olabileceği için bu dönem her zaman kolay atlatılmaz. (more…)

ERGENLERDE DİSİPLİN SAĞLAMANIN YOLLARI

Cumartesi, Mayıs 3rd, 2008

Disiplin uygulamak kesinlikle çocuğun cezalandırılması anlamına gelmez. Disiplin ile cezalandırma arasında çok önemli bazı farklar vardır: Cezalandırmak, ergenlik dönemindeki çocuğun gelecekte ne yapması gerektiği konusunda değil, o anda yaptığı yanlış üzerinde odaklanır.

Disiplin ise gelecekte ne yapması gerektiği üzerinde odaklanır. Cezalandırmak, sıklıkla hatalı davranışla hiçbir bağlantısı olmayan cezaları veya kısıtlamaları içerir. Disiplin ise yanlış davranışla bağlantılıdır ve ergene davranışı veya eylemleri konusunda daha sorumlu olmayı öğretir. Cezalandırmak, yanlış davranmanın sorumluluğunu ergenden ziyade anne-babaya yükler. (more…)

Ergenlik döneminde çocuğunuzun arkadaşlarını eleştirmeyin

Cuma, Mayıs 2nd, 2008

Çocuk için dönüm noktalarından biridir ergenlik. Bu dönemde çocuklarda fizyolojik değişimlerinin yanı sıra ruhsal, sosyal değişimlerin de var olduğu görülür. Ebeveynler bile bu süreçte çocuklarını anlayamazken, çocukların sınırlı hayat deneyimleri ile içlerinde bulunan bu hali tanımlamaları oldukça güçtür. Birtakım davranışlarında bu sebeple kasıt aranmamalıdır. Bu dönemin en bariz özelliklerinden biri ergen çocuk için arkadaşın önemli bir role sahip olmasıdır. Ergenlik dönemine kadar çocuk için aile ve öğretmen öncelikli sıradadır. Ergenlikte ise öncelikli sırayı arkadaş alır. Ergenlik öncesinde de arkadaş önemlidir ancak ergenlik ile birlikte arkadaşın değeri birdenbire artar. Çocuk arkadaşlarının kendisini daha fazla anlayabildiğini, onlar tarafından kendisine önem verildiğini düşünür. Arkadaşlarının yanında ailesiyle olduğundan daha rahattır. Çünkü onların yanında bir otorite söz konusu değildir. Ergen, arkadaşlarıyla daha sosyal ve özgür olduğunu düşünür. Arkadaş sevgisi yine bu dönemin bir başka özelliği olan sevdiklerini tam anlamıyla benimseme ve sahiplenme özelliği ile birleşince ergenin arkadaşları ile tam bir bütünlük halinde olduğu söylenebilir. Bu sebeple arkadaşlarının yaşadıkları sorunları kendi sorunu gibi, mutluluklarını ise kendi mutluluğu gibi kabul eder. Dolayısıyla arkadaşına yöneltilmiş bir eleştiri ergen için tahammül edilmez olur. Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi ergenlik döneminde arkadaş çoğu zaman ailenin önünde bir değer ifade edebilir. Ayrıca arkadaşları ile tam bir özdeşim içinde olduğu için arkadaşlarına atfedilen hatalar ergene kendi eksikliğiymiş gibi görünebilir. Bütün bu sebeplerden dolayı ergen çocuk arkadaşlarına yöneltilen eleştirileri kabul etmez. Hatta çoğu zaman ebeveynini haksız bulur ve arkadaşlarını ebeveynine tercih eder. Sonuçta ebeveyn; çocuğunu korumak için yaptığı girişimlerinin neticesinde daha kötü sonuçlarla karşılaşabilir. Bu yüzden çocuklarınızın çevrelerinin kötü olduğuna inanıyorsanız, onlara alternatif çevre ve olanaklar sunabilirsiniz. Veya hoş sohbet ortamlarında birtakım kaygılarınızdan ve bakış açılarınızdan bahsedebilirsiniz. Unutmayın bunları yaparken çocuklarınızın arkadaşlarına ve diğer değerlerine eleştiri göndermemelisiniz.

YASEMİN YALÇIN AKTOSUN

Ergenlik Dönemi Sorunları

Cuma, Mayıs 2nd, 2008

Ergenlik dönemi (büluğ çağı) 11-21 yaşları arasında dalgalanmaların yoğun görüldüğü zor bir dönemdir. Bu dönem “fırtına-gerginlik” dönemi olarak da bilinir. Ergenlik dönemi hem ergen için ve hem de ergenin ailesi için zor dönemdir. Aile ergeni anlamakta güçlük çekerken, ergen anlaşılma duygusunu tam olarak yaşayamadığını düşünür. Ebeveyn bu dönem, çocuğunu ne kadar tanır ve bu dönem özelliklerine vâkıf olabilirse ebeveyn-ergen çatışmaları o denli az olur. Ergen bedensel, cinsel, sosyal ve duygusal anlamda farklı bir döneme girmiştir. Bu gelişim sahalarında yaşadığı süreçler sebebiyle ergen kendisini farklı hisseder ve çoğu zaman kendisini tanımlamakta güçlük çeker.
Ergen ne hisseder, nasıl davranmak ister?

1- Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.

2- Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir.

3- Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçekten zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir.

4- Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir.

5- Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir.

6- Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir.

7- Yeni şeyler deneme merakı artmıştır.

8- Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir.

9- Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderebilir.

Ergenlik dönemi ruhsal sıkıntıları

Bu dönemde depresyonlarda artış görülür. Özgüven problemi, karşı cinsle ilgili yaşanan problemler, okul ve aile içi problemler buna sebebiyet verebilir. Genellikle kısa süreli yaşanır ve müdahale gerekmez. Ergen kendini üzgün ve kötü hissediyordur; ancak günlük hayatına devam edebilir. Gerçek depresyonlarda ise intihara kadar varan düşünceler geliştirmiş olabilir ergen. Kendini büsbütün değersiz hissediyordur. Bunun sebepleri arasında; yakınlarını üzmek, ölümü merak, yalnızlık duygusu, çocukluktan gelen sevgi yoksunluğu, ölüm-ayrılık vb. gibi travmatik süreçler vardır. Bunlar dışında ergen zaman zaman öfke patlamaları yaşayabilir. Bu esnada onunla konuşmaya çalışmak anlamsızdır. Sakinleşmesini beklemek gerekir. Yeme bozuklukları ise bir başka sorundur. Özellikle çok yemek yeme veya yemeği reddetme ve sürekli, kilolu olduğunu düşünme ergende aşılması gereken sorunlardandır.

Aileye düşen görevler

Ergen her şeyden önce anlaşılma ve değer görme duygusunu yaşamalıdır. Bu nedenle ebeveynin bu duyguları yaşatma adına söz ve davranışları konusunda hassas olması gerekir. Aksi takdirde ergen bu duygularını tatmin adına farklı çevrelere ihtiyaç duyacaktır.

Ergenle fikir alışverişleri yapılmalı; ergen, aile konuları dışında tutulmamalıdır.

Çeşitli sorun ve konularda ergen objektif bir biçimde saygıyla dinlenmeli ve ortak paydalar bulunmaya çalışılmalıdır.

Nasihatler genellikle işe yaramaz, sadece ergenin o an ebeveyni dinlemesini sağlar, uzun vadede çözüm değildir.

Ergenin arkadaşları eleştirilmemeli, ebeveyn bu konuda ergenin arkadaşlarını tanıma yoluna gitmeli ve bunu çocuğuna hissettirmelidir. Akabinde şayet hoş olmayan bir durum varsa bu, ergenle paylaşılabilir. Fakat tanımadan eleştirmek ergenin ebeveynini haksız bulmasından başka bir işe yaramaz.

Sevgi eksik edilmemelidir.

Evdeki genel ortamın gergin olmamasına dikkat edilmelidir.

Ergenlik dönemi çatışmalı ve gergin geçiyorsa bir uzmandan destek alınmalıdır.

Yasemin Yalçın Aktosun