Archive for the ‘Fiziksel Gelişim’ Category
Pazartesi, Mayıs 5th, 2008
Tikler, normal davranışı andıran, ani ve tekrarlayıcı hareket, jest ve seslerdir.
Basit Hareket Tikleri: (1–2 saniyeden kısa) Göz kırpma, burnunu kıvırma, dudak yalama, yüz buruşturma, ani kafa atımları, omuz silkme, parmaklarıyla oynama veya tıklatma, ayaklarını sallama, vurma, sekme, ayak bileğinden germe.
Karmaşık Hareket Tikleri: (daha karmaşık, anlamlı ve uzun süreli) El veya yüzün anlamlı hareketleri veya yavaş bir baş hareketi, şaşırmış ya da anlamamış gibi bakmak, eşyalara veya insanlara dokunma, parmaklarıyla sayı sayar gibi yapma, bir ileri iki geri adımlama, çömelme, eğilme ve bükülme hareketleri.
Basit Ses Tikleri: Öksürme, burun çekme, boğaz temizleme, ıslık çalma, hayvan ve kuş sesleri.
Karmaşık Ses Tikleri: Heceler veya kelimeler söyleme, koprolali (küfür etme tiki), ekolali (aynısını söyleme), palilali (son harf veya hecenin tekrarı).
* Tourette Bozukluğu
Çocukluk çağlarında başlayan kronik nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Eşzamanlı olarak ortaya çıkmasalar da hastalık sırasında kimi zaman hem çoğul motor (hareketle ilgili), hem de bir ya da birden fazla vokal (ses çıkarma) tik ortaya çıkmıştır. Tikler aralıklı veya hemen her gün, günde birçok kez ortaya çıkmaktadır.
* Kronik motor veya Vokal Tik Bozukluğu
Tourette bozukluğuna benzer. Tanı için basit ya da karmaşık olan motor veya vokal tiklerden birinin varlığı yeterlidir.
* Geçici Tik Bozuklukları
Tekil ya da çoğul motor ve/ya da vokal tik (yani birden ortaya çıkan, hızlı, yineleyici, ritmik olmayan, basmakalıp motor hareketler ya da ses çıkarmalar); bu bozukluk belirgin bir sıkıntıya veya toplumsal, mesleki alanlarda veya önemli diğer işlevsellik alanlarında belirgin bir bozulmaya neden olur. Birçok olguda tikler ruhsal kökenlidir, stresle artar ve kendiliğinden azalma eğilimindedir.
Posted in Fiziksel Gelişim, Sağlık, Çocuğum | No Comments »
Pazartesi, Mayıs 5th, 2008
Ergenlik çağı tek bir bilim dalı açsından anlaşılması ve tanımlanması güç bir devredir. Bu bilim dalı istek fizik, biyoloji, psikoloji, pedogoji, ister eğitim olsun, her birinin bir gencin gelişmesine katkısı olup, bireyde değişikliklerin yer aldığı çağdır. Özellikle biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak bir gelişme ve olgunlaşmanın yer aldığı bu dönem çocukluktan erginliğe bir geçiş dönemidir. Ergenliğin başlangıcı kızlar ve erkeklerde belirli biyolojik değişmelerle başlar. Bu devre ülkemizde kızlarda ortalama 10-12, erkeklerde 12-14 yaşlar arası başlar. Ergenlik çağına girişten önceki yıllarda boy ve ağırlık bakımından bir yavaşlamadan sonra gelişmede giderek hızlanan bir artış izlenir. Ülkemizde gelişim batı ülkelerinden daha önce oluşmaktadır. Biraz sonra ikinci derecede cinsel nitelikler meydana çıkar. (more…)
Posted in Fiziksel Gelişim | No Comments »
Pazar, Mayıs 4th, 2008
Ş-lale
Merhaba Can abi. Sorun 18 yaşındaki kız kardeşim. Kendisi yalnız kalmayı seven, içine kapanık, toplum içine çıkmayan, erkeklerle gezmeyi seven, arkadaşlarını ailesine tercih eden ve sigara kullanan biri. Ailem ise muhafazakâr. Fakat kendisi nedense isyanlarda. Ben arada dengeyi sağlamaya çalışıyorum. Onun daha da kötü olup bunalıma girmesinden korkuyorum. Ne tavsiye edersiniz? (more…)
Posted in Fiziksel Gelişim | No Comments »
Perşembe, Mayıs 1st, 2008
Tüylenme ve sivilcelenmeler
Ergenlik döneminde erkeklerin yakındıkları konuların başında ergenlik sivilceleri gelmektedir. Cilt bakımının kızlara özgü bir işlem olduğu gibi bir yanlış düşünüş yüzünden temizliklerine gerekli özeni göstermeyebilirler. Oysa insanın bedenine gösterdiği özen ve bakım kendisine duyduğu saygının da bir göstergesidir. Bu nedenle erkeklerde cilt temizliklerine ve bakımlarına özen gösterirlerse, kısa bir süre sonra geçecek olan sivilceli dönemlerini rahat ve sağlıklı atlatmış olurlar, bir güven kaybına uğramazlar.
Bedenlerindeki tüylerin çokluğu ya da azlığı erkeklik hormonunun çokluğu ya da azlığına bağlı değildir. Testesteron, tüylerin çıkmasını başlatan hormondur. Tüylerin çokluğu ya da azlığı ırk ve ailesel özelliklere bağlıdır.
Sakallar
Genellikle sakallar ergenliğin son dönemlerine kadar belirmez. Diğer bölgelerdeki tüylerin çıkış zamanı gibi sakalların çıkışı da ailesel ve ırksal özelliklere bağlıdır. Başlangıçta tüy şeklinde olan sakallar zamanla ve traş edilmeyle sertleşecektir.
Ses neden çatallanır ve çatlar?
Ergenlik döneminde ses telleri de bedenin diğer bölümleri gibi gelişir. Sesin tonu ses tellerinin uzunluğuna ve gırtlak yapısına bağlı olduğu için çatallanma ya da düzensizlik büyüme devresi süresince yaşanabilir. Bazı erkek çocuklarda bu çatallanma ve çatlamalar olmaksızın ses yapısı olgunlaşabilir.
Fiziksel Motor Gelişimin Ergene Etkileri
Bu yaşlarda erken gelişen kız ve erkek çocuklar, ergenlik çağı gelişim özelliklerini göstermeye başlarlar. Bu, onlarda çok çeşitli fiziksel ve hormonal değişikliğe yol açabilir. Dış görünüşlerine önem vermeye başlarlar. Ayna karşısında geçirilen zamanlar artar, özellikle saçlara ekstra önem verilir. Kişisel temizlik, giysiler daha sonraları önem kazanır. Bu devredeki öz bakım, tam anlamıyla halk arasında altı kaval, üstü şişane şeklinde tanımlanan duruma uyumludur. Kız çocuklarında menstürasyon kanamaları başlayabilir ya da buna hazırlık olarak çeşitli kas spazmları yaşanabilir. Erkek çocuklarda ergenlik belirtileri daha geç ortaya çıkmakla birlikte, vücut hormonal olarak kendini adolesan döneme hazırlamaya başladığından, büyüme hızlanır. Kemiklerin hızlı büyümesinden kaynaklı eklem ağrıları görülebilir. Bu dönemde çocukların kendilerini nelerin beklediğini bilmelerinde yarar vardır. Anne baba çok detaya kaçmadan, çocuklarına bunların doğal gelişimin bir parçası olduğunu anlatmaya başlamalıdır. Boy, kilo gibi fiziksel unsurlar önem kazanır ve bunlarla ilgili kaygılar yaşanabilir. Bu konulara gerekli ilgi gösterilmeli ve destek olunmalıdır. Örneğin uygun bir beslenme düzeni, basketbola yöneltme gibi somut çözümler düşünülebilir.
Bu gelişimlere bağlı olarak, cinsel farklılıklara, karşı cinse ve genelde sekse karşı ilgi ve soruları artar. Seksi ayıp olarak kabul edip, tabulaştırmak, ilgilerinin bu konuya fikse olmasına yol açabileceği gibi bilgiyi uygun olmayan kaynaklardan aramaya yönelmelerine sebep olabilir. Cinselliğin konuşulmasının yasaklanması, çocuğunuzda yetişkinlik döneminde cinsel işlev bozukluğu gibi travmatik sonuçlara yol açabileceği gibi, uygun olmayan ilişkiler yaşamasına zemin hazırlayabilir. Bu yüzden bu konudaki merakının giderilmesinde yarar vardır. Ancak cinsel ilişkinin sembolize edilerek açıklanması yararlıdır. Çok direk ve somut bilgiler çocuğa kabul edilmesi güç ve anlaşılmaz gelebilir. Bu dönemde sizin yatak odasında neler yaptığınızı merak ettiklerini ve gözlerinin üzerinizde olduğunu unutmayın!
Küçük kasları iyi gelişmiştir. Resim, el işleri, müzik vb. çeşitli etkinlikler okulda ders programına katılıp öğrencilerin yaratıcılık, üretme güdüleri ve yönleri geliştirilmelidir. Bu dönemde resim, seramik vb. kurslar çok ilgilerini çekebilir. Ayrıca evde ilgileri doğrultusunda aktiviteler için uygun ortam yaratılması, yeteneklerinin ortaya çıkmasına ve gelişmesine katkıda bulunabilir. Dikiş, enstrüman çalma, kumaş boyama, maket yapma, örgü, patchwork, tamirat, üç boyutlu puzzle yapma gibi ilgisini çeken etkinliklerde desteklenmesi ilgi alanlarını genişletebileceği gibi, ileride çok işine yarayacak temel becerileri de edinmesine yol açabilir.
Ergenlik döneminde isyan yaşatabilecek duyguların başında gelir (aslında bu duygular tüm yaşlarda kişinin kötü hissetmesine yol açar sanırım. Ne dersiniz?). Bu noktada onu uzaktan izlemek ve yardıma gereksinimi olduğunda farkedip destek vermek, anne baba olarak yapabileceğiniz en iyi şeydir bence. Destek verme şekli, sizin kişilerarası tarzınıza, çocuğunuzla ilişkinizin niteliğine, yaşanan güçlüğün özelliğine göre değişecektir kuşkusuz. Bu yüzden insan ilişkilerinde reçete vermek benim profesyonel olarak yapmayı reddetttiğim ve doğru bulmadığım bir yaklaşımdır. Her sorun, kendine özgüdür ve kendine özgü çözümü vardır. Bu noktada iletişim becerileri konusunda kendinizi gözden geçirmenizi ve eğer gerekli görürseniz yeni davranış biçimlerini repertuarınıza eklemenizi önerebilirim. En iyi destek, sevgidir. Sevginizi davranışlarınızla destekleyip sunarsanız, çocuğunuza sizden uzaklaşmadan arkadaşlarına yönelmesi için fırsat tanımış olursunuz.
Davranış problemleri bu yaşlarda, özellikle erkek çocuklarda, en yüksek düzeydedir. Fiziksel kavgalar, yaralanmalar görülebilir. Eğer çocuğunuz, seçtiği kişelerce tercih edilmeme gibi bir sorun yaşıyorsa, bu mutsuzluğunu fiziksel ya da sözel saldırganlıkla dışa vurabilir. Bu noktada onun sosyal becerilerini geliştirmesine destek olmakta yarar olabilir. Öncelikle yaşanan güçlüğün nedenini anlamaya çalışmakla işe başlamak gerekir. Onun toplumda kendini kabul ettirmek için kullanabileceği bazı nitelikler kazanmasına yardımcı olunabilir. Yeteneği olan alanı farkedip desteklemek (örneğin müzik, resim, spor gibi alanlarda kendini yetiştirme olanağı tanımak), yaşıtlarıyla birarada olabileceği ortamlar yaratmak (çeşitli ders dışı kurslar gibi), duygusal sıkıntılarını sizinle paylaşma serbestliği tanımak gibi yöntemler düşünülebilir. Eğer davranış sorunları başedebileceğinizin çok ötesindeyse, bir profesyonele danışmanızı öneririm. Bir çocuk psikoloğu ya da psikiyatristinden yardım alabilirsiniz. Bu dönem, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu ya da hiperaktivite gibi sorunların tedavisi için son fırsattır. Bu tür bir şüpheniz varsa zaman geçirmeden klinik bir inceleme için harekete geçmeniz son derece önemlidir.
Ergenlik döneminde kızlar her ne kadar, bazı testlerde platoya eğilim gösterseler de, kız ve erkeklerin motor beceri yeteneği genellikle 7 yaştan 17 yaşa kadar yaşla birlikte artar. Bu gelişmeler, büyüme ve gelişme sürecinde meydana gelen endokrin sistemi ve sinir kas sitemindeki farklılaşmanın bir sonuncudur. Ergenlik dönemindeki kızlarda görülen plato, iki faktörle açıklanabilir. Ergenlik ile östrejen düzeyinde artış ya da östrojen / testosteron arasındaki oransal artış, bedenin yağ depolamasına yol açar yağ düzeyi arttığından dolayı performans azalmaya eğilim gösterir. Bir çok kız püberte ile daha sedanter bir yaşam tarzı seçer. Bu kızlar daha az aktif olduklarından yetenekleri platoya eğilim gösterir.
Beden ölçüsü, beden yapısı ve kompozisyonu, kuvvet ve performansı etkileyen faktörlerdir. Çocukluk döneminde çeşitli motor beceri performansı ile boy-ağırlık ilişkisi genellikle düşüktür. Atlama ve koşu gibi bedenin aktarıldığı işlemler ile fırlatma gibi objenin aktarıldığı işlemeler arasında ayrım yapılmalıdır.
Beden ağırlığı, atlama ve koşu performansı ile olumsuz yönde ilişkili olmaya eğilim gösterir. Daha ağır çocuklar, bu işlemlerde daha hafif çocuklar kadar başarılı olamazlar. Ancak beden ağırlığı fırlatma performansı ile olumlu ilişkidedir. Daha ağır çocuklar daha iyi performans göstermeye eğilimlidirler.
Posted in Fiziksel Gelişim | No Comments »
Perşembe, Mayıs 1st, 2008
Ergenlik dönemi buluğa ermekle başlar .Ön ergenlik dönemi hızlı bir fiziksel, bilişsel ve psikolojik gelişmenin olduğu görülür.Ergenlik ise ön ergenlik döneminde meydana gelen değişmelere uyum dönemidir.Son ergenlik dönemi de yetişkin sorumluluklarına, seçimlerine, fırsatlarına geçiş dönemidir.
Buluğ dönemi cinsiyet salgı bezlerinin,aktif hale gelerek cinsiyet hormonu üretimiyle başlar.Bu hormonlar erkeklerde testesteron, kızlarda östrojen adını alır.Vücudun hemen hemen tüm organları bu değişiklikten etkilenir.
Ergenlik döneminin tüm aşamaları ve olayları bütün bireylerde aynı sırayı izlemekle birlikte zamanlaması bireyden bireye büyük farklılık gösterebilir. Ortalama olarak kızlar, erkeklerden 1,5-2 yaş önce buluğa girerler ve ergenlik dönemi aşağı yukarı altı yıl sürer.Kızlar muhtemelen 11 yaş civarında buluğa girerken, erkekler 13 yaş civarında buluğa girerler.
Kızların boy ortalaması ve ağırlık artışı 11 yaş dolayında kendini gösterir. 15 yaşa doğru yavaşlar.Bu yaşlarda mensturuasyon meydana gelir, göğüsler büyür. Erkeklerde yumurtalar ve penisin gelişmesi 12, 13 yaşlarında başlar, ortalama olarak boy sıçraması 14, 15 yaşlarında görülür. Burada ortalama yaşlar verilmekle birlikte buluğa girme ergenliği tamamlama yaşları büyük farklılıklar gösterebilir.
Hızlı fiziksel ve fizyolojik değişmeler, vücut yapısında büyük farklılıklara neden olur. Önce el ve ayaklar büyür,sonra kollar ve bacaklar, daha sonra da beden gelişir.Beden gelişimi sırasında kızlarda yağ dokusu,erkeklerde kas dokusu fazlalaşır.Ayrıca erkeklerin akciğer ve kalbinin kızlara göre daha büyük olduğu gözlenir. Bu nedenle kuvvet, hız bakımından erkekler daha iyi etkinlik gösterirler.
Ergenin başetmesi gereken önemli sorunlarından biri, vücudun bu hızlı değişimine uyum sağlamaktadır.
İskelet sisteminde meydana gelen hızlı değişme, hızlı boy artışı, vücudun çeşitli organlarında meydana gelen değişme, ergenin vücut koordinasyonunu sağlayamamasına neden olur. Özellikle devimsel becerilerde bir acemilik gözlenebilir. Örneğin yemek tabağını tutarken düşürme, çay bardağını devirme ve benzeri davranışlar gözlenebilir.Ancak daha sonra, uyumun sağlanmasıyla zihin ve kas koordinasyonu düzelir. Vücut koordinasyonu yetişkinli düzeyine ulaşır. Özellikle çeşitli sporlarda, enstruman çalmada vb. başarılı hale gelir.
Posted in Fiziksel Gelişim | No Comments »