<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Ergenlik Dönemi Psikolojisi ve Problemleri</title>
	<link>http://www.ergenlik.org</link>
	<description>Siz yaşadınız, şimdi çocuğunuz yaşıyor!</description>
	<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:16:07 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Çocuklarda Ergenlik Dönemi - Ergenlik Dönemi Sorunları</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/ergenlik/cocuklarda-ergenlik-donemi-ergenlik-donemi-sorunlari/116</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/ergenlik/cocuklarda-ergenlik-donemi-ergenlik-donemi-sorunlari/116#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:16:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenlik]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/ergenlik/cocuklarda-ergenlik-donemi-ergenlik-donemi-sorunlari/116</guid>
		<description><![CDATA[Ergenlik dönemindeki çocuklar ve ailelerine yönelik Sağlık hizmetleri veren Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, adölesan dönemindeki çocukların uzman hekim tarafından mutlaka takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak, &#8220;Çocuğunuzun hayatının şekillendiği bu dönemde ortaya çıkan rahatsızlıklar, kalıcı hasarlara yol açabilir&#8221; dedi.
Kızlarda 10, erkeklerde 12 yaş civarında başlayan ve ortalama 3-5 yıl arasında süren ergenlik sürecinde çocukların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenlik dönemindeki çocuklar ve ailelerine yönelik Sağlık hizmetleri veren Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, adölesan dönemindeki çocukların uzman hekim tarafından mutlaka takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak, &#8220;Çocuğunuzun hayatının şekillendiği bu dönemde ortaya çıkan rahatsızlıklar, kalıcı hasarlara yol açabilir&#8221; dedi.<br />
Kızlarda 10, erkeklerde 12 yaş civarında başlayan ve ortalama 3-5 yıl arasında süren ergenlik sürecinde çocukların sağlık kontrolünden geçmesi gerektiğini belirten Prof. Büyükgebiz, ergenlik döneminin çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: <a href="http://www.ergenlik.org/ergenlik/cocuklarda-ergenlik-donemi-ergenlik-donemi-sorunlari/116#more-116" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/ergenlik/cocuklarda-ergenlik-donemi-ergenlik-donemi-sorunlari/116/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlik Dönemi Ruhsal Duygusal ve Sosyal Sorunlar</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/cocugum/ergenlik-donemi-ruhsal-duygusal-ve-sosyal-sorunlar/115</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/cocugum/ergenlik-donemi-ruhsal-duygusal-ve-sosyal-sorunlar/115#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:13:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergen Okulu]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/cocugum/ergenlik-donemi-ruhsal-duygusal-ve-sosyal-sorunlar/115</guid>
		<description><![CDATA[1. Ruhsal Hastalık Kavramı: Ruhsal hastalık, insanın duygu, düşünce ve davranışlarında olağan dışı sapmaların ayrılıkların bulunmasıdır., diye tanımlanabilir. Ruhsal hastalık belirtileri rahatsız edici, acı verici, kişiyi ve çevresini mutsuz eden türden belirtilerdir. Kişinin uyumunu bozar, ilişkilerini sarsar, ve çalışmasını etkiler. Kimi ruhsal hastalık daha çok kişinin kendisine acı verir. Örneğin kuruntuları, korkuları, kaygıları ve üzüntüleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. Ruhsal Hastalık Kavramı: Ruhsal hastalık, insanın duygu, düşünce ve davranışlarında olağan dışı sapmaların ayrılıkların bulunmasıdır., diye tanımlanabilir. Ruhsal hastalık belirtileri rahatsız edici, acı verici, kişiyi ve çevresini mutsuz eden türden belirtilerdir. Kişinin uyumunu bozar, ilişkilerini sarsar, ve çalışmasını etkiler. Kimi ruhsal hastalık daha çok kişinin kendisine acı verir. Örneğin kuruntuları, korkuları, kaygıları ve üzüntüleri olan kişi, kendi içinde tedirgindir, mutsuzdur, ancak bu belirtiler toplumsal ilişkisini, çalışmasını önemli ölçüde aksatmaz. Nevrozla bu türden ruhsal hastalıklardır. Nevrotik kişi, daha çok kendi içinde uyumsuz olan, iç dengesi bozulmuş olan kişidir. Nevrotik kişi, kendisini çevreye uydurmaya, bu amaçla kendisini değiştirmeye uğraşan kişidir.  <a href="http://www.ergenlik.org/cocugum/ergenlik-donemi-ruhsal-duygusal-ve-sosyal-sorunlar/115#more-115" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/cocugum/ergenlik-donemi-ruhsal-duygusal-ve-sosyal-sorunlar/115/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TİK BOZUKLUKLARI</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/fiziksel-gelisim/tik-bozukluklari/114</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/fiziksel-gelisim/tik-bozukluklari/114#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:11:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fiziksel Gelişim]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/fiziksel-gelisim/tik-bozukluklari/114</guid>
		<description><![CDATA[Tikler, normal davranışı andıran, ani ve tekrarlayıcı hareket, jest ve seslerdir.
Basit Hareket Tikleri: (1–2 saniyeden kısa) Göz kırpma, burnunu kıvırma, dudak yalama, yüz buruşturma, ani kafa atımları, omuz silkme, parmaklarıyla oynama veya tıklatma, ayaklarını sallama, vurma, sekme, ayak bileğinden germe.
Karmaşık Hareket Tikleri: (daha karmaşık, anlamlı ve uzun süreli) El veya yüzün anlamlı hareketleri veya yavaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tikler, normal davranışı andıran, ani ve tekrarlayıcı hareket, jest ve seslerdir.<br />
Basit Hareket Tikleri: (1–2 saniyeden kısa) Göz kırpma, burnunu kıvırma, dudak yalama, yüz buruşturma, ani kafa atımları, omuz silkme, parmaklarıyla oynama veya tıklatma, ayaklarını sallama, vurma, sekme, ayak bileğinden germe.<br />
Karmaşık Hareket Tikleri: (daha karmaşık, anlamlı ve uzun süreli) El veya yüzün anlamlı hareketleri veya yavaş bir baş hareketi, şaşırmış ya da anlamamış gibi bakmak, eşyalara veya insanlara dokunma, parmaklarıyla sayı sayar gibi yapma, bir ileri iki geri adımlama, çömelme, eğilme ve bükülme hareketleri.<br />
Basit Ses Tikleri: Öksürme, burun çekme, boğaz temizleme, ıslık çalma, hayvan ve kuş sesleri.<br />
Karmaşık Ses Tikleri: Heceler veya kelimeler söyleme, koprolali (küfür etme tiki), ekolali (aynısını söyleme), palilali (son harf veya hecenin tekrarı).</p>
<p>* Tourette Bozukluğu<br />
Çocukluk çağlarında başlayan kronik nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Eşzamanlı olarak ortaya çıkmasalar da hastalık sırasında kimi zaman hem çoğul motor (hareketle ilgili), hem de bir ya da birden fazla vokal (ses çıkarma) tik ortaya çıkmıştır. Tikler aralıklı veya hemen her gün, günde birçok kez ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>* Kronik motor veya Vokal Tik Bozukluğu<br />
Tourette bozukluğuna benzer. Tanı için basit ya da karmaşık olan motor veya vokal tiklerden birinin varlığı yeterlidir.</p>
<p>* Geçici Tik Bozuklukları<br />
Tekil ya da çoğul motor ve/ya da vokal tik (yani birden ortaya çıkan, hızlı, yineleyici, ritmik olmayan, basmakalıp motor hareketler ya da ses çıkarmalar); bu bozukluk belirgin bir sıkıntıya veya toplumsal, mesleki alanlarda veya önemli diğer işlevsellik alanlarında belirgin bir bozulmaya neden olur. Birçok olguda tikler ruhsal kökenlidir, stresle artar ve kendiliğinden azalma eğilimindedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/fiziksel-gelisim/tik-bozukluklari/114/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DİKKAT EKSİKLİĞİ VE YIKICI DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/cocugum/dikkat-eksikligi-ve-yikici-davranis-bozukluklari/113</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/cocugum/dikkat-eksikligi-ve-yikici-davranis-bozukluklari/113#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:10:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Çocuğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/cocugum/dikkat-eksikligi-ve-yikici-davranis-bozukluklari/113</guid>
		<description><![CDATA[Dikkat Eksikliği / Hiperaktivite Bozukluğu
Dikkat süresindeki kalıcı ve sürekli kısalık, engellenmeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da bilişte ortaya çıkan ataklık ve huzursuzluktur. Bu bozukluğu gösteren çocuklar; çoğu zaman dikkatlerini ayrıntılara veremez veya okul ödevlerinde, işlerinde veya diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yaparlar. Çoğu zaman aldıkları görevlerde veya etkinliklerde dikkatleri dağılır. Kendileriyle konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dikkat Eksikliği / Hiperaktivite Bozukluğu<br />
Dikkat süresindeki kalıcı ve sürekli kısalık, engellenmeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da bilişte ortaya çıkan ataklık ve huzursuzluktur. Bu bozukluğu gösteren çocuklar; çoğu zaman dikkatlerini ayrıntılara veremez veya okul ödevlerinde, işlerinde veya diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yaparlar. Çoğu zaman aldıkları görevlerde veya etkinliklerde dikkatleri dağılır. Kendileriyle konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi görünürler. Üzerlerine aldıkları görevleri düzenlemekte zorluk çekerler. Genellikle, sürekli zihinsel çaba gerektiren görevlerden kaçınırlar. Sık sık eşyalarını kaybederler. Dikkatleri dış uyaranlarca çabuk dağılır. Oldukça unutkandırlar ve elleri ayakları kıpır kıpırdır. Sınıfta veya oturulması gereken yerlerde kalkar; uygunsuz koşullarda koşuşturur ya da tırmanırlar. Çoğu zaman hareket halindedirler, çok konuşurlar, sorulan soru tamamlanmadan cevap verirler; sırasını bekleyemez; söz keserler. Dikkat eksikliği veya aşırı hareketlilik belirtilerinden biri daha ön planda olabilir. <a href="http://www.ergenlik.org/cocugum/dikkat-eksikligi-ve-yikici-davranis-bozukluklari/113#more-113" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/cocugum/dikkat-eksikligi-ve-yikici-davranis-bozukluklari/113/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sınav Kaygısı</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/egitim/sinav-kaygisi/112</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/egitim/sinav-kaygisi/112#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:07:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/egitim/sinav-kaygisi/112</guid>
		<description><![CDATA[Kaygı Nedir?
Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık durumudur.
Dünyaya geldiğimiz anda bir öğrenme süreci içine gireriz ve bu süreç yaşamımızın sonuna dek devam eder. Öğrenme, kişinin yaşamını sürdürebilmesi ve süregelen yaşamdan doyum alması için gerekli tüm bilgi, eylem ve becerilerin kazanılması sürecidir. Öğrenilenler, kişinin birikimini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaygı Nedir?<br />
Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık durumudur.<br />
Dünyaya geldiğimiz anda bir öğrenme süreci içine gireriz ve bu süreç yaşamımızın sonuna dek devam eder. Öğrenme, kişinin yaşamını sürdürebilmesi ve süregelen yaşamdan doyum alması için gerekli tüm bilgi, eylem ve becerilerin kazanılması sürecidir. Öğrenilenler, kişinin birikimini (potansiyelini) oluştururken, öğrenilenlerin belli bir amaca yönelik kullanılması da performansı ortaya koyar. Başka bir deyişle performans, kişinin akıl, duygu ve davranış düzeyinde daha önceden kazanmış olduklarının, belli bir durum ve belli bir zaman kesitinde, eylemsel olarak ortaya konulan şeklidir. İnsanın performansının en iyi olduğu durum, onun o alanda var olan potansiyelinin tümünü eyleme dönüştürebildiği durumdur. Ancak çeşitli iç ve dış etkenler nedeniyle gerçek potansiyelin performansa dönüşmesi zaman zaman güçleşir. Bu etkenlerden biri yüksek kaygıdır. <a href="http://www.ergenlik.org/egitim/sinav-kaygisi/112#more-112" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/egitim/sinav-kaygisi/112/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Davranış Bozuklukları</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/davranis-bozukluklari/111</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/davranis-bozukluklari/111#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:06:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duygusal Gelişim]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenlik]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/davranis-bozukluklari/111</guid>
		<description><![CDATA[İkinci dünya savaşından bu yana gençlik çağında işlenen suçların gittikçe arttığı ve toplumsal bir sorun durumuna geldiği gözlenmektedir. Sanayileşmeye koşut olarak hızla büyüyen kentlerde gençler arasında çalma, soygun, yaralama, adam öldürme, içki ve uyuşturucu kullanımı, cinsel sorumsuzluklar ve yasak çiğnemeler yaygınlaşmaktadır. Bu durumun düşündürücü yönü, suçluluk oranındaki yükselişin genç nüfusun artışından daha hızlı olmasıdır. Özellikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci dünya savaşından bu yana gençlik çağında işlenen suçların gittikçe arttığı ve toplumsal bir sorun durumuna geldiği gözlenmektedir. Sanayileşmeye koşut olarak hızla büyüyen kentlerde gençler arasında çalma, soygun, yaralama, adam öldürme, içki ve uyuşturucu kullanımı, cinsel sorumsuzluklar ve yasak çiğnemeler yaygınlaşmaktadır. Bu durumun düşündürücü yönü, suçluluk oranındaki yükselişin genç nüfusun artışından daha hızlı olmasıdır. Özellikle gelişmiş ülkelerde kızlar arasında da suça eğilim kaygı verici bir hızla artmaktadır. ABD’de intihar olayları son yirmi yılda 2,5 kat artmıştır. Resmi sayılara bakarak ülkemizde gençlik suçluluğunun gelişmiş ülkelerdeki oranlara varmadığı söylenebilir. Ancak, polis ve mahkeme kayıtlarına geçmeyen gizli kalmış ya da kovuşturulmamış suç oranının da yüksek olduğu bir gerçektir. Bununla birlikte toplumumuzda büyük kentlerdeki sürekli artışa karşın, gençlik suçluluğu büyük boyutlarda değildir. Köylerdeki geleneksel kız kaçırma, kan gütme suçları azalarak sürmekte, kentlerde ise, hırsızlık suçları ilk sırada yer almaktadır. <a href="http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/davranis-bozukluklari/111#more-111" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/davranis-bozukluklari/111/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/depresyon/110</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/depresyon/110#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:06:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duygusal Gelişim]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/depresyon/110</guid>
		<description><![CDATA[Ergenlik çağında depresyonun tüm belirtileriyle çıkması çok seyrek olarak görülür. Ergenlik çağından önce süperegonun (vicdan, üstben) gelişmemiş olması, çocuğun kendini gözleme ve eleştirme yetisinin zayıflığı, dışa dönüklüğü, dürtülerin dizginlenmemiş oluşu nedeniyle durgunluk, çökkünlük, umutsuzluk, kendini suçlama gibi temel depresyon belirtileri apaçık ortaya çıkmazlar; çıksa da sürekli olmazlar. Başka bir deyişle, üst benlik, benliği ve dürtüleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenlik çağında depresyonun tüm belirtileriyle çıkması çok seyrek olarak görülür. Ergenlik çağından önce süperegonun (vicdan, üstben) gelişmemiş olması, çocuğun kendini gözleme ve eleştirme yetisinin zayıflığı, dışa dönüklüğü, dürtülerin dizginlenmemiş oluşu nedeniyle durgunluk, çökkünlük, umutsuzluk, kendini suçlama gibi temel depresyon belirtileri apaçık ortaya çıkmazlar; çıksa da sürekli olmazlar. Başka bir deyişle, üst benlik, benliği ve dürtüleri tamamen egemenliği altına alamaz. Genç, depresyona karşı kendini savunmaya girişir. Ortaya üstü örtülü, dolaylı ya da depresyon eşdeğerleri denen belirtiler çıkar. Altta yatan depresyon göstergesi olabilecek belirtiler şunlardır: Genç can sıkıntısı çeker ve tedirgindir; hiç bir işle uzun süre ilgilenemez, bir uğraştan diğerine yönelir. Ancak sonunu getiremez. İstekle başladığı bir işten çabuk bıkar; coşku ile bezginlik arasında gider gelir.  <a href="http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/depresyon/110#more-110" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/duygusal-gelisim/depresyon/110/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Eğitim</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-egitim-2/109</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-egitim-2/109#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:03:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Gelişim]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-egitim-2/109</guid>
		<description><![CDATA[Gencin büyüme, olgunlaşma ve cinsel kimliğini kazanması sırasında, karşılaştığı sorunları giderme çabasına cinsel eğitim diyebiliriz. Bu eğitimin ana amacı, biyolojik ve cinsel gelişmeler konusunda gençleri bilgi sahibi yapmak ve bu alandaki gerginliklerinin azalmasını sağlamaktır
Ana-baba ve çocuklar arasında sevgi ve saygıya duyarlı bir ilişki olduğu oranda çocuklar sağlıklı yetişirler. Hayatın ilk yıllarından beri, her türlü sorununu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gencin büyüme, olgunlaşma ve cinsel kimliğini kazanması sırasında, karşılaştığı sorunları giderme çabasına cinsel eğitim diyebiliriz. Bu eğitimin ana amacı, biyolojik ve cinsel gelişmeler konusunda gençleri bilgi sahibi yapmak ve bu alandaki gerginliklerinin azalmasını sağlamaktır</p>
<p>Ana-baba ve çocuklar arasında sevgi ve saygıya duyarlı bir ilişki olduğu oranda çocuklar sağlıklı yetişirler. Hayatın ilk yıllarından beri, her türlü sorununu anne ve babasıyla konuşabilen böyle yetiştirilen bireyin buluğ döneminde sorunları daha az olur. Çünkü kendilerine danışabileceği, güvenebileceği yetişkinlere sahiptir. Gerçekte bu eğitim aile içinde, ta çocukluğun ilk yıllarından başlayarak ergenliğin sonlarına kadar devam etmelidir.  <a href="http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-egitim-2/109#more-109" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-egitim-2/109/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kız Erkek Arkadaşlığı</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/kiz-erkek-arkadasligi/108</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/kiz-erkek-arkadasligi/108#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:02:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Gelişim]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenlik]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/kiz-erkek-arkadasligi/108</guid>
		<description><![CDATA[3 yaşından küçük çocuklar yalnız kendileriyle ilgilenirler. Okul öncesi çağda yani 3 yaş dolaylarında kız erkek karışık oynarlar. Ancak daha sonra toplu oyunlarında ve evcilik oyunlarında kızlar anne, erkekler de baba rolü oynamayı yeğlerler. İstedikleri rolü oynayamazlarsa küserler, ya da mızıkçılık ederler. Giderek erkek çocuklar kümeleşir, bir arada oynamaya başlarlar. Kız çocuklarını ya gönülsüz olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>3 yaşından küçük çocuklar yalnız kendileriyle ilgilenirler. Okul öncesi çağda yani 3 yaş dolaylarında kız erkek karışık oynarlar. Ancak daha sonra toplu oyunlarında ve evcilik oyunlarında kızlar anne, erkekler de baba rolü oynamayı yeğlerler. İstedikleri rolü oynayamazlarsa küserler, ya da mızıkçılık ederler. Giderek erkek çocuklar kümeleşir, bir arada oynamaya başlarlar. Kız çocuklarını ya gönülsüz olarak aralarına alırlar, ya da erkek arkadaş bulamayınca kızlarla oynamaya razı olurlar. Bu ayrı kümeleşme ilkokulda iyice belirginleşir. İlkokulun son yıllarında erkek ve kızlar birbirlerine karşıt kümelerde yer alırlar. Bir arada oynayamadıkları gibi birbirine takılır, birbirini küçümser, alay ederler. Erkek çocuklar kız çocukların kızdırmaktan, vurup kaçmaktan, çantalarını düşürmekten zevk alırlar. <a href="http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/kiz-erkek-arkadasligi/108#more-108" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/kiz-erkek-arkadasligi/108/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Olgunluk ve Aile</title>
		<link>http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-olgunluk-ve-aile/107</link>
		<comments>http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-olgunluk-ve-aile/107#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 16:01:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Gelişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-olgunluk-ve-aile/107</guid>
		<description><![CDATA[Ana-babanın yasaklarıyla engellendikçe ya da iletişim güçlüğü söz konusu olmadığı sürece yeni yetişkinlerin kendi aralarındaki tutumları bu konuda bambaşkadır. Yaşıtlar arasında cinsel olgunluğa erişmek uzun zamandan beri özlemle beklenen bir olaydır. &#8220;O iş&#8221; kimin başına gelmişse, arkadaşlarının arasında itibarı derhal artar.
Ergenlik öncesi çağda kızların çoğunlukla bir yakın arkadaşları varken erkek çocuklar grup halinde gezerler. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ana-babanın yasaklarıyla engellendikçe ya da iletişim güçlüğü söz konusu olmadığı sürece yeni yetişkinlerin kendi aralarındaki tutumları bu konuda bambaşkadır. Yaşıtlar arasında cinsel olgunluğa erişmek uzun zamandan beri özlemle beklenen bir olaydır. &#8220;O iş&#8221; kimin başına gelmişse, arkadaşlarının arasında itibarı derhal artar.<br />
Ergenlik öncesi çağda kızların çoğunlukla bir yakın arkadaşları varken erkek çocuklar grup halinde gezerler. Bu farkındalığın nedeni çoğunlukla kız ve erkek çocuklara uygulanan farklı eğitimdir. Erkek çocuklar, diğer çocukları arkadaş olarak görmeyi öğrenirken kız çocuklar başka kızları kendilerine rakip addederler ve çoğunlukla erkeklere yönelirler.</p>
<p>&#8220;Yakın&#8221; kız arkadaşlıkları çoğunlukla geçicidir. Bu arkadaşlık taraflar arasında ortak bir sır olduğu ve sır değerli bir hazine gibi korunduğu sürece geçerlidir. Bu tip kızların başında bir öğretmene, bir yıldıza duyulan hayranlık ve ergenlik çağındaki bedensel değişikliklerin birbirine anlatılması gerekir. <a href="http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-olgunluk-ve-aile/107#more-107" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ergenlik.org/cinsel-gelisim/cinsel-olgunluk-ve-aile/107/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
